O halde şimdi anlatayım.
Geçtiğimiz haftalarda Cemal Reşit Rey'de Concha Buika konserine gittim. Bilmeyenler için Buika oldukça uzun süredir müzik ile uğraşan ve son olarak 2008 yılında çıkardığı albümü ile Latin Grammy Ödülü'nü almış, sesindeki tınının üstüne ses tanımadığım ispanyol şarkıcıdır.
Öyle bir ses ki ondaki, sanki hem 24 saattir aralıksız sigara içmiş de ses telleri zarar görmüş gibi, hem de aynı zaman da pürüzsüzmüş gibi. Biliyorum anlatamadım :) Ne demek istediğimi anlamak için lütfen bu postun sonunda paylaşmış olduğum şarkıyı dinleyin.
Sesinin insana huzur veren büyüleyici tonuna birde çıplak ayakları ile ettiği danslar ve neşeli tavrıda eklenince konser beklediğimden de iyi geçti. Yalnız bir ara şarkı aralarında içtiği içkinin etkisiyle biraz fazla bağırmaya başladı ki, o kısımlar konserin en çekilmez yanıydı.
Bunun yanında, konserde başıma ilginç bir olay da gelmedi değil. Postun sonunda paylaşmış olduğum şarkı benim en sevdiğim Buika şarkısıdır ve açık söyleyeyim en çok bu şarkıyı dinlemek için gitmiştim konsere.
Fakat o da ne ! Kadın bu şarkıyı söylemeden konseri bitirmesin mi? Hayır olamazdı. Kesinlikle birşeyler yapmalıydım. Ben böyle ne yapsam diye kafamda kurarken sevgili Buika salonda çınlayan alkışlara dayanamadı ve geri geldi. An bu andı, ya şarkıyı söylemesi için bağıracaktım , ya bağıracaktım :)
"La Falsa Monedaaaaaaaaaaaaaa"
Salonda bir sessizlik oldu, bütün kafalar bana doğru dönmeye başladı. Ben yavaşça koltuğumdan yere doğru kaymaya çalışırken, tam da o sırada kulağıma ilk ritim geldi.
Evet sesimi duymuştu, salonda birden büyük bir alkış koptu ve benim şaşkın bakışlarım arasında Buika, harika şarkısı La falsa Moneda'yı söyledi. Bilmiyorum farkettiniz mi ama insan ilişkilerim de böyle kuvvetlidir hani :)
Yani şarkımı söylettim, kulağımda o muhteşem tınıyla, yanımda en sevdiğim arkadaşlarımla ve içimde kaybolmasını istemediğim muhteşem bir huzurla evime döndüm.
Yaşasın Concha Buika ! Yaşasın sosyalleşmek !















